yapı biyolojisi

YAPI BİYOLOJİSİ NEDİR

Uzun yıllardan beri Dr.Palm ve Dr. Hartmann (Jeobiyoloji araştırma merkezi e.V.Eberbach-Woldbrunn-Waldkatzenbach yöneticisi) gibi hekimler, doğanın, yer altının, yapıların, yapı elemanlarının ve tesisatların insan üzerindeki etkisi hususunda çeşitli araştırmalar yapmışlardır. 

JEOLOJİK ETKİLER 

Hartmann, Global kafes konusunda, güneşin düzenliliğinin, yer altından, yer kabuğunun kristalleri aracılığıyla kafes ağı şeklinde olan yersel bir ışımayı akla getirdiğini belirtmektedir. Kafesler manyetik kuzey kutbundan güney kutbuna doğru, yaklaşık 20 cm genişliğinde olan şeritler aracılığıyla manyetik olarak yerleştirilmiştir. Kafesler, Orta Avrupa bölümde dik açık yaklaşık 2,50 m aks aralıklarıyla, doğu batı yönünde ise yaklaşık 2 m aks aralıklarıyla yerleştirilmiştir. Global kafesin çizgilerinin deneyime dayanarak, özellikle kesişme noktaları üzerinde uzunca ve sıkça kalındığında (yataklarda) fizyolojik açıdan zararlı oldukları ortaya çıkmış bulunmaktadır Takriben patojenik etkileri olmayan, dik açılı odalarda yöndeş alan ağı kafesleri gelmektedir. Global kafesin kesişme noktaları, su damarları, yer fayları ya da çatlaktan ile kesişirse gerçekten patojenik olurlar. Su damarları bu durumda baskın hale gelirler. Bu durumda aklama efekti meydana gelmektedir. Bundan sonra Global kafes şeritleri arasındaki 1,8 x 2,30 m olan arızasız alanlar ya da sahalar uygundur. Hartmann'a göre yatağın arıza alanından özellikle kesişmeden çekilmesi en iyi çözüm yoludur. Palm'e göre ise mevcut olan yaklaşık 2 x 2.50 m alanındaki Global kalesi yarı aralık çizgisidir. Asıl kafes, buna göre kuzey/güney yönünde 4 -5 m ve Doğu/batı yönünde 5-6 m aks aralıklı, dünya etrafında dümdüz olan global kafestir. 7. Kafes çizgilerinden birinde bahsedilen 2. düzen, 28-35 m ve 15-42 ın aralıklarla daha etkili olmaktadır Bu 2'nci düzenin her 7. çizgisi, yani 7 x 35-7 x 42 aralığı ile, yani yaklaşık 250-300 m aralık ile 3. düzenin = daha güçlü arıza bölgesi olarak tanımlanmaktadır. Burada da kesişme noktaları en güçlü şekilde belirlenmiş durumdadır.

Aynı kaynağa göre Avrupa'da ast normdan kuzey/güney yönüne ve doğu/batı yönüne doğru sapmalar meydana gelir. Bu şeritleri Amerikalılar, katlarca 1000 metrelerden havadan çektikleri hassas filmlerle yakalamış bulunuyorlar. 

Amerikalılar, bunun dışında, diyagonallerde kuzey-doğudan güneybatıya ve kuzey-batıdan güneydoğu boyunca uzanan kendi Global kafeslerini oluşturmuşlardır. Bunu aynı şekilde 1/4 güçlü etkili yedigen periyotlarda gerçekleştirmiş bulunmaktadırlar. Başka bir yerde, global şeritlerinin yerleştirilmesinde mıknatıs iğnesinin güvenirliğinin önemli olduğu belirtilmektedir. Buna yol açan modern yapı şekillerinin iğneyi etkilemesi sonucu meydana gelen. 1-2°'lik sapmalar bile, özellikle kenarların patojen olması nedeniyle yanlış yerleştirmelere yol açmaktadırlar. Ne olursa olsun, bağlantıların itinalı derlenmesi birikim ve zaman harcaması (çoğu zaman kontrolde uzama) gerektirmektedir, çünkü bu arıza bölgeleri dilek değneği ya da radyo aletleriyle düzenlenmektedir. Asıl belirleyici olan, görünen farklı alanları ya da bölgeleri tanıyabilme, ayırt edebilme yeteneğidir. Ama, yer-hava sınırında, yani yeryüzünde ışımaların dikeye kırılmasına benzer bir şekilde, “Endros" gibi çok katlı binalarda masif kat tabanlarından kaynaklanan kırılmalar gerçekleşmektedir. Bu kanıtın seyredilebilir resmi yeraltı suyu akımındaki bu kırılmaları ve bir su damarı üstünden oluşan arızaların ölçülmüş güçlerini gösterilmektedir. Bu türden patojenik sınırların başlıca zararlı etkileri yaşam zayıflığı, kalp-böbrek-kan dolaşımı, nefes alma, mide ve anabolizma ve kanser gibi kronik hastalıklara kadar birçok rahatsızlık olarak sıralanabilir. Bu rahatsızlıkların giderilmesine, uyuma yerinin kısa zamanda rahatsızlık etmenlerinden arındırılmış sahaya taşınması yardımcı olmaktadır. Bu konuda, parazit engelleme aleti diye adlandırılan nesnelerin etkisi tartışmalıdır. Bu aletlerden bazıları kendilerini rahatsızlık kaynağı olarak ortaya koymuştur. Altın kesitteki odalarda sözüm ona rahatsızlık yoktur. 3 m yüksek, 4 m enli, 5 m uzun ilişkilere sahip daire evleri ya da altıgen zemin planları (arı hücresi) bu konuda özellikle takdir edilmektedir. Fizikçiler, bu alanda a) katı b) sıvı ve c) gaz şeklinde 3 cins malzeme tanımaktadır. Bunun için en tipiği su; 0 °C altında = a= buz. normal = b = su ve 100° = c = buhar. Başka maddelerde (içerdikleri atom ve moleküller nedeniyle) değişim için daha farklı ısı-soğukluk dereceleri geçerlidir. Atom ve moleküller maddeyi oluşturdukları, sürekli hareket halinde oldukları için bir cansızlıktan söz edilememektedir. Örneğin, bu unsurlar, metalde denge noktasının etrafında hafifçe hareket etmektedirler ısınma oranı arttıkça, metal erimesine kadar hareket de hızlanmakta, ısınma oranı arttıkça atomlar birbirlerinden ayrılmaktadırlar.

Her atom ve molekülün hareketi, vakumda olduğu gibi mutlak sıfır noktasında (°K=273,15 °C) durur. Yukarıdaki metal örnekleri diğer maddeler için de tipik değildir, örneğin camda, ısı düzensiz atomların yerlerini değiştirmez. Böylelikle, her maddenin, kendi çevresine az veya çok hissettirdiği kendine ait bir dünyası vardır. Buhar molekülleri ısıya bağımlıdır ve buna göre az miktardaki bir basınçla soğuk tarafa doğru dağılırlar. Bundan dolayı, hava yapı parçası dengeleme esnasında difüzyon direncini aynı şekilde engelleyerek içeri girer Schröder-Speck, uzun yıllar boyunca yapı malzemeleri üzerinde yaptığı araştırmalarında, ışınların organik kaynaklardan oluşmasından ötürü mineral kaynaklı ışınları absorbe ederek kırdığını göstermiştir. Buna göre, 10 cm lik bir katman üzerine yapılan asfalt döşeme yol kaplaması içeriye yansıyan ışını kırar ve yönlendirir. Tali alan ise kırılan ışığı topyekün içine alır . Mantar kırpıntısı ile yapılan ikinci bir araştırmada absorbe etkisi gözlemlenmiştir. Her tarafından oluklu, (25-30 mm kalınlıktaki(preslenmiş ve mühürlenmiş) mantar plakalar absorbe etkisi için elverişlidir. Killi çamur sağlıklı toprak olarak kabul edilir ve takr. 950 °C sıcaklıkta pişirilen kil duvar veya çatı kiremidi olarak en iyi hayat kalitesini sunar. Duvar örme işleminde, kuyularda yakılan beyaz kirecin soğutulması ile yumuşatılarak yağlı kireç durumuna getirilip nemli duvar için su kireci veya hidrolik kireç kullanılması gerektiğine bakılmaksızın, kükürtsüz beyaz kireç (kireç kaymağı) önerilir. Tavanlar için kireç şerbeti olarak kullanılan kirecin zehir giderici özelliğe sahip olduğu bilinmektedir. Alçılar, doğal alçı olarak en elverişlisidir. < 200°C gibi az yüksek ateşle pişirilirse, hayvansal tekstil ürünü, deri, ipek v.s.'de olduğu gibi mükemmel nemlilik yoğunluğu elde edilir. Kum taşları, doğal kireçli kum taşı olarak tolere edilir, bunların duvarın tümünde kullanılmaması gerekir.

Işık ve ısıyı yoğunlaştıran ahşaplar vital yapı malzemesi olarak kabul görür. Ahşap koruma maddesinin ahşabın destilasyonundan, odun asidi, terebentin, ağaç katranı olarak elde edilmesi gerekir. Ahşap kokuya karşı aşırı direnç gösterir; iyi kokuları tutar, kötülerini ise sarf eder. Bu yüzden, iç kaplama için hakiki ahşap malzeme önerilir, acil durumlarda ise doğal yapışkanla beraber önceden olduğu gibi bileşik tahta levhalar kullanılır. Diğer durumlarda, iyi bir ahşap ürünü elde etmek için eski kurallar geçerliliğini korumalıdır. Ağaçlar kışın ay çıktığı vakit kesilmeli, bataklık çukurda 1 yıl işlenmeden önce (aksi taktirde pahalıya mal olabilir) ıslatılmalıdır. İzolasyon malzemeleri olarak doğal malzemeler; mantar atığı, mantar plaka (bitümlenmiş olsa da), koko elyafı ve deniz yosunu v.s ve şişirme kili, diyatomit gibi tüm bitkisel elyaflar önerilir. Plastikler, cüruf yönü, madeni yün, cam yönü, köpük betonu, hücre betonu. kırılmış alüminyum folyosu v.s. ise kabul edilmez. Cam. Normal cam olarak pencere camı veya kristal cam çok katlı camlar gibi nötr olarak kabul edilir. Bunların, metal ve plastik çerçeveli olanları izabe fırınında füzyonlaştırılanı tercih edilir. Renkli camlara ise güvenilmez, bunların yerine ultraviyole ışınını takr. % 70.80 geçiren kuvars camları veya biyo camlar önerilir. Metal, kaplama olarak dış duvarlar için kabul edilmez. Diğer büyük yüzeylerde, binalar için bakır çatıda kullanılır. Bunların haricinde genel olarak, aşırı metal kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Bakıra ise çoğunlukla müsamaha gösterilir. Demir kabul görmez (4 m yarı çapındaki civar için radyatörler rahatsız edici konumdadır). Kalay buna göre daha fazla tercih edilir. Kurşun dahi tercih edilir. Bronzlar övülür (% 75 bakır). Alüminyum ümit verici olarak itibar görür. Asbest dikkatlice kullanılmalıdır. Boya işlerinde malzemenin içeriği ve üretim şekli hususunda ve zararlı ışınların önlenmesi ile ilgili konularda dikkatli bir araştırmanın yapılması önerilir. Plastik gibi suni malzemeler genellikle geri çevrilmez. Bunlar takr. %10 kültür maddesi içerdiklerinden, zararlı yan etkileri olmayan çevre dostu olarak tercih edilirler. Beton, her şeyden önce çelik beton payanda yatağı ve arkta kullanılmaz. Fakat bunların temel ve bodrum kısmında kullanılmasına izin verilmiştir. 

Doğal çimento ve doğal alçı ile aşırı yüksek radyasyon oranlı cüruflu çimento ve kimyasal alçı arasındaki farkı gözetmek gerekir. Hafif betona gazlı kil ilave edilebilir. Soğuk veya sıcak bütün su boru hatları, atık sular veya gaz akışları çevresine radyasyon yaymakta ve canlıları (hayvan, insan) olduğu gibi bitkileri de az veya çok etkilemektedir. Bu yüzden, insan ve hayvanların kaldığı ve barındığı yerleri, örneğin yatak odalarını veya oturma odalarındaki oturma yerlerini bu hallerden mümkün olduğu kadar uzak tutmak gerekir. Bunun için: Enstalasyon evin orta kısmında yoğunlaştırılmalı, mutfak ve banyo enstalasyon duvarının yanında bulunmalıdır. Gerilim altındaki elektrik dalgalı akım hatları için bu kural daha çok geçerlidir, bu hatlardan akımın geçmediği durumlarda elektrik alanları patojen etki oluşturmakta ve akım geçtiği durumlarda ise elektro manyetik alanlar daha fazla zarar teşkil edebilmektedir. Dr. Hartmann, kendini genel olarak huzursuz hisseden hastaya, uyumadan önce, başucundan geçen elektrik kablosunu prizden çıkarmasını önermiştir. Hastanın, bunları yaptıktan sonra şikâyetlerinden kurtulup sağlığına kavuştuğu gözlemlenmiştir Diğer bir durumda da, karı kocanın yataklarının baş uçundaki elektrikli radyatör ve ısıtıcıları duvarın diğer bir köşesine yerleştirilerek sorun çözümlenmiştir 50 Hz. dalga alanı sendromu oluşturan açık kablolar özellikle düşündürücüdür. Bunların yanı sıra, yatak odasının yanında veya altında elektrikle çalışan ocak, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, şofben, ekseriyetle arıza emniyetli mikro dalgalı fırınlar duvardan veya tavandan patojen radyasyon sızdırarak burada oturan, kişi veya hayvanlar üzerinde birçok olumsuz etkiye neden olmaktadırlar. Bütün bunlara, evin duvarlarından, tabanından ve tavanından hasarlı veya çürüyen eski hatlarla akan ve sürekli elektrik harcayan kör akım da eklenmektedir. Radyasyon dağılımı, yeni elektrik döşemelerinde, hatların gerekli izole kaplaması ile bu mümkün kılınmaktadır. Bu durum, günümüz tesisatlarında, hatların değiştirilmesi veya sayaç dolabının tamamen devre dışı edilerek kapatılması ile mümkün olmakladır. Şimdiki otomatik şalterlerle, elektrik akımını tamamen kesmek mümkün kılınmıştır. Ancak, otomatik şalterlerin tercih edilmesi durumunda sürekli çalıştırılan buzdolapları, soğutucular, yakıt brülörleri v.s. için özel bir hat kurmak gerekir. Trafo istasyonlarından, elektrikli hatlardan ve kuvvetli elektrik hatlarından kaynaklanan zararlı etkiler geniş bir çevreye (özellikle de buralara yakın konutlara) yayılmaktadır. Elektrik akımını geçiren toprak bağlamalarından da yan yana dizileri evlere patojen radyasyon yayılmaktadır.

İyon etkisi. İnsanın % 65'i oksijenden oluşmuştur. Metabolizma değişikliğiyle iyonlar oluşur. Boş arazideki bir insan takr. 180 V. elektrik akımı altında olmasına rağmen az bir şarj taşıyıcılık vazifesi görmektedir. Coğrafik konumuna ve bölgesel durumuna bağlı olarak 1 cm3 havada birkaç yüz veya birkaç bin iyon bulunur. Küçük, orta ve büyük iyonlar mevcuttur. Biyolojik olarak orta ve küçük iyonlar etkindirler. Amerika'da, yıl ortasında yapılan her gün yapılan ölçümlerde, pozitif ve negatif iyonların 300-600 iyon/cm3 ölçülebilir oranda eşit seviyede olduğu, yağışlı havalarda eksen negatif iyonlar her cm3 başına takr. 100 iyon etkisi taşıdığı saptanmıştır. Genellikle eksi yüklü olan toprak ve artı yüklü hava arasında oluşan elektrik akımı canlıları büyük çapta olumsuz etmektedir. Tschischewskij tarafından daha 20% yıllarda yapılan araştırmalarda negatif iyonların hayvan ve insanlara olumlu etki yaptığı tespit edilmişti. Tschischewskij, Organik şarj değişimi teorisinde, insanın elektrik potansiyelinde artan yaş oranına göre gittikçe azalma olduğunu göstermiştir. Hava ne kadar negatif aeroiyonları içerirse, insan o denk yavaş yaşlanır. Son 50 yıllık araştırmalar negatif iyonların yüksek tansiyon, astım, kan dolaşımı ve romatizmaya olumlu etki yaptığını göstermiştir. Kapalı, her şeyden önce tozlu odalarda pozitif iyonlar ağırlıkladır; fakat sadece negatif yüklü atmosferdeki oksijen biyolojik açıdan değerlidir. Bu gibi aeroiyonlar (hava iyonları) açık atmosferde oluşurlar, yoğunlukları da 100-10000 iyon/cn3 hava arasında, bulunduğu yerin konumu ve hava şartlarına göre değişir. Yeni ölçümleri, odanın içinde olduğu gibi dışında da aşağı yukarı aynı oranda impuls hareketliliğinin var olduğunu; çelik balonun bile manyetik akım alanı için hiçbir engel teşkil etmediğini; hatta dar da§ yamaçlarında bile mevcut olduğu ortaya çıkmıştır. Aşın radyasyon yayılmasında, yüksek miktardaki yayılım, daha 300 m'de iken toprağa geçmekte ve hatta 1000 m su altında ölçülebilmektedir. İnsan 24 saat bu çeşit ışınları süzmekledir. Fakat genel olarak, yapı malzemesi ne kadar kalın olursa evrenden gelen ışınlar o derece engellenir. Polarizasyon - artının eksileşmesi - yani şarj alış-verişi = düzeni. depolarizasyon ise, yani aynı kutuplar (birbirini iten kutuplar) düzensizliği getirir. Topraklama kablosu, gaz ve su boru hatları güçlü parazit alanlar oluştururlar. Bunlar aracılığıyla evin içine alınan parazit akımlar 2 m kadar çevrede tespit edilebilirler. Çeşitli cihazlar çalıştıkları yerlerdeki organizma için gerekti negatif iyonları yapay olarak üretmekte, yani istenilen yapay denge alanı oluşturmaktadır. Bu tip denge alanları (denge akımı alanları) alan içerisinde dağınık haldeki iyonları istenilen oda içi hava iyonlarının oranına denk kılarak yönlendirirler. Buradaki etki tarzı, tavan elektrotları, klima ışığı veya masa, taban aletleri şeklindedir. Jeneratör ve elektrot bileşimleri negatif iyonizasyonun denge akımı alanını 2000 V'a kadar oluşturmakta ve 2-3 metre civara kadar tesir edebilmektedir. 



Etiketler : yapı biyolojisi
Kategoriler » Hakkımızda » Çatı Uygulamaları » İletişim » Mantolama Nedir » Ahşabın Kimyasal Özellikleri » Ahşap Bezeme » Ahşap Birleşim ve Geçmeler » Ahşap Kolonlar » Ahşap Oyma » Ahşap Panjur Kepenk » Ahşap Silmeler ve Pervazlar » Ahşap Sineklik » Akustik Asma Tavan » Akustik Tavan Karoları » Alçı Levhalar » Alçı Vitray Yapımı » Alçıpan Asma Tavan » Banyo Tadilatı » Beton Nedir » Bina Cam Temizliği » Bina Güçlendirme » Büyük Kapılar » Cam Nedir » Cam Takma Sistemleri » Cıvata Nedir » Çivi Nedir » Dekoratif Mobilya Uygulamaları » Doğal Havalandırma » Döner Kapılar » Döşeme Sistemleri » Duvar Bezeme Restorasyonu » Elektrik Prizleri » Engelliler İçin Mekan Tasarımı » Ev Dekorasyonu » Ev Tadilatı » Fasarit Nedir » Fitiller ve Eşikler » Gazbeton ve Köpükbeton » Güneş Evleri » Güneş Işığı Kullanımı » Hareket Derzleri » Havalandırma Sistemi » Hidroelektrik Tesisleri » Kalıp ve İskele Sistemleri » Kapalı Yüzme Havuzu » Kapı Kilit Sistemleri » Kapı Menteşeleri » Kontrplak Kaplama » Kornişlerin Monte Edilmesi » Ksilolit Kaplama » Linolyum Kaplama » Macun Nedir » Mantolama Firmaları » Mekan Ölçüsü Alma » Merdiven Nedir » Mimaride Doğal Taş Kullanımı » Mimarlıkta Teknik Resim » Mutfak Tadilatı » Oda İklimi Nedir » Ölçüler ve Ağırlıklar » Plastik Laminat » Plastik Ürünler » Şantiye Nedir » Sedef Kakma » Sitemap » Sitemap2 » Solar Mimarisi » Strüktürel Çerçeveler » Su Çimento Oranı » Taş Oyma » Taşıyıcı Sistemler » Tekstil Yapılar » TV Antenleri » Vernik Nedir » Vida Nedir » Yangın Sistemleri » Yangına Dayanıklı Camlar » Yapı Biyolojisi » Yapı Elemanları » Yapı Havalandırma Tekniği » Yapı Sistemleri » Yapı Taşlarının Özellikleri » Yapı Türleri » Yapıştırıcılar Nedir » Yükseltilmiş Döşeme Sistemleri


Yedigün Digital
E-Mail : info@yedigun.com
Reklam : reklam@yedigun.com
© Copyright 2015 Yedigün Digital Her Hakkı Saklıdır.

Web Tasarım SDIT
Site Haritası